Tarık Baskın Şükür, yıllardır süregelen yerli ve milli araç polemiği nihayet bitti. İşyerlerinde arkadaşlarımızın bir kısmı dertlerini unuttu. Reis’in TOGG’unun muazzamlığını konuşmaya başladılar. Kartal marka arabalar satılacak, inşallah elektrikli TOGG’u işçi sınıfımız hep birlikte...
Hakkı Yükselen “Ya kaybetseler bile gitmezlerse” endişesinin yanı başında “Ya yine kazanırlarsa” endişesi yer alıyor. Bunlar ciddiye alınması gereken sorunlar, “Yok ya bir şey olmaz!” diyerek giderilmeleri de mümkün değil. Kaybettikleri halde gitmemeleri ayrı bir dert de sahi, ya yine kaza...
Nihan Drama Türkiye Taş Kömürü Kurumu Amasra maden ocağında 14 Ekim 2022 tarihinde, 110 işçi maden içerisinde çalışmakta iken grizu patlaması meydana geldi. İşçiler -300 ile -350 kotasında çalışıyordu. Patlama sonrası yangın ve göçük sebebiyle içeride mahsur kalan işçilerden 58’i madenden ...
Hakkı Yükselen Bir baskı rejiminin “devrimsiz” veya “tamamlanmamış bir devrimle” değişimi, bu rejimin ve onun koşullarını hazırlayan geçmişin pek çok öğesinin açık veya örtülü biçimlerde yeni rejimin içinde yer almasına, etkili olmasına, hatta giderek hâkimiyet kurmasına yol açar. Bu durum...
Hakkı Yükselen Gürsel Tekin’in “HDP’ye de bakanlık verilebilir” sözleri “demokrasi yanlısı” İYİ Parti’nin şiddetli tepkisine yol açtı! Oysa Tekin’in sözü, “demokratlık” iddiasındaki hiç kimsenin itiraz etmeyeceği, herhangi bir zamanda söylenebilecek genel bir söz. Orta karar bir demo...
Tolga Deniz Türkiye Merkez Bankası, 18 Ağustos’ta açıkladığı kararla politika faizini (kabaca Merkez Bankası’nın bankalara verdiği faiz oranı) 16 ay sonra yüzde 14’ten yüzde 13’e indirdi. Bununla beraber, halkın devlete olan borcuna uygulanan gecikme faizini yüzde 19,2’den yüzde 30’a...
Hakkı Yükselen …Böyle durumlarda otokratik rejimleri, hak ve özgürlükleri hedef alan şiddet politikalarından, kışkırtma ve maceralardan vazgeçirebilecek güçte kitlesel, demokratik ve caydırıcı bir muhalefetin varlığı çok önemlidir. Provokasyonun en etkili ilacı her zaman işçi ve emek...
Hakkı Yükselen Suriye ile “barış” konusuna devam edelim. RTE, kısa bir süre önce, Suriye politikasında köklü bir değişimin işareti olarak da algılanan “Bizim Esed’i yenmek, yenmemek gibi bir derdimiz yok ki” şeklinde bir açıklama yaptı. Yani tam bir “Duy da inanma!” durumuyla karşı karşıya...
Hakkı Yükselen İktidarın Suriye politikasında bir değişimin işaretleri var gibi görünse de bu konuda “temkinli” olmak gerekiyor. Dış politikanın stratejik anlamda çöktüğü, “Yeni Osmanlıcılık”, “Stratejik Derinlik”, “Mavi Vatan” vb. “emperyalist tınılı” ideolojik-doktriner söylemlerin...
Hakkı Yükselen Rejim, içine girdiği çıkmazdan bir çıkış yolu arıyor. Böyle bir çıkmazdan kurtulmak imkânsız olmasa da kolay değil, hatta çok zor. Rejimin sadece gündelik değil, son derece hayati sorunlarda da gösterdiği yetersizlik ciddi bir kontrol kaybına yol açıyor. Son zamanlarda sıklı...
“…Utanmadan sıkılmadan sokaklara döküleceklermiş, siz 15 Temmuz’u görmediniz mi? Nereye dökülürseniz dökülün 15 Temmuz’da o sokağa dökülenlere bu millet nasıl dersini verdiyse siz de dökülün siz de aynı dersi evvelallah alırsınız. Bizler Cumhur İttifakı olarak hepinizi önümüze ...
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, malum operasyonun ardından “çarpıcı” açıklamalar yaptı: “Küçük yatırımcıya yazık oluyor. 15 liradan, 16 liradan, 17 liradan dolar alanlar var. Kim bunlar? Büyük finansörler değil. Niye? Biliyor çünkü. Aklı başındaki bir finansör Türkiye’d...
Burjuva muhalefetin kitlesel bir coşku ve umut yaratamaması, farklı ihtimalleri göz önüne alan dört başı mamur bir politik mücadele programı ortaya koyamaması, rejimin geleceğine, (daha doğrusu gideceğine) ilişkin beklentileri ekonomi alanına sıkıştırdı. Tabii, bir de bu ekonomik durumdan ...
TÜİK’in hesabıyla ekonomi geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 21 büyümüş. Dünyada İngiltere’den sonra en fazla büyüyen ikinci ekonomiyiz. Yani varlığı hiçbir zaman kabul edilmemiş krizi bir kez daha aşıp yeniden şahlanmış durumdayız! İnsanın “maşallah” diyesi geliyor. Zaten Cumhurbaşkan...
Son yazılarda birbirlerinin zıddıymış gibi görünen birkaç ihtimalden söz ettim. Sergilenen bu ihtimal çeşitliliğinin amacı, sonucu bir biçimde “tutturmak” değil. Sorun, güç dengelerindeki gözle görülür bir değişiklik temelinde, iki farklı dinamiğin iç içe yaşanmasından kaynaklanıyor. Evet,...
AKP büyük kongresi ile ilgili yaygın kanı “dağın fare doğurduğu” yönünde. Oysa kongre öncesinde RTE ve rejim sözcülerince yaratılmaya çalışılan hava tam tersini amaçlıyordu. Gerçekten inandıkları için mi, yoksa taraftara gaz vermek veya göz boyamak için mi bilinmez, büyük bir atılımın eşiğ...
Emekli 104 amiralin, Montrö Antlaşması’nı savunan bildirisi yeni bir heyecan dalgasına neden oldu! Rivayet muhtelif! Rejim açısından bildiri, mutat olduğu üzere, “demokrasiye ve millet iradesine” karşı bir darbe tehdidi. Farklı muhalefet çevreleri içinse, artık meşrebine göre, bildiri anay...
Fırat Kalkanı’ndan sonra Ekonomik İstikrar Kalkanı! Toplum sağlığından ne haber! Mal canın yongası mı?! İktidarın sınıfsal tercihi. Yüzünde güller açan patronlar! Ekonomik pakette kimler yok! Krizi fırsata çevirmek! Paketin “halkçı” yönü! Emekçiyi patrona teslim etmek. ...
RTE, “demiri soğutmaktan” söz ediyor. Oysa herkes demirin adeta bir kor haline gelmesinin baş sorumlusunun Cumhurbaşkanı’nın kendisi olduğunu biliyor. Tabii her seçim sonrasında olduğu gibi, açık veya gizli bir yumuşama umudu beslemeye çalışan iyimserler bile malum nedenlerden dolayı son d...
Durum kötü; tuttukları her şey ellerinde kalmaya başladı. İşler sarpa sarıyor ve Saray rejimi giderek MHP’ye “muhtaç” hale geliyor. MHP’li bir milletvekili, “Ortak kötü durumda!” demiş! “Cumhur İttifakı” bir ara AKP eliyle “Kimselere muhtaç değiliz, çok şükür!” havasında bozulur gibi olduy...





































