Birinci Dünya Savaşı öncesi Alman kapitalizminin hızlı büyümesi, orta sınıfların yok olması anlamına gelmiyordu. Küçük burjuvazinin bazı kesimlerini mahvetmiş olsa da, fabrikaların çevresinde zanaatkârlar ve dükkân sahipleri, fabrikaların içinde ise ...

Kategoriler

Birinci Dünya Savaşı öncesi Alman kapitalizminin hızlı büyümesi, orta sınıfların yok olması anlamına gelmiyordu. Küçük burjuvazinin bazı kesimlerini mahvetmiş olsa da, fabrikaların çevresinde zanaatkârlar ve dükkân sahipleri, fabrikaların içinde ise teknisyenler ve yöneticiler gibi yeni kesimler ortaya çıkarmıştı. Ancak kendilerini koruyup sayısal olarak büyümeye devam ederken – eski ve yeni küçük burjuvazi Alman ulusunun yarısından biraz daha azını oluşturuyor – orta sınıflar bağımsızlıklarının son kırıntılarını da kaybettiler. Büyük ölçekli sanayi ve bankacılık sisteminin çevresinde yaşıyorl...

Bazı işçi çevrelerinde etkisini kaybetmemek için Komintern, zaman zaman demagojiye baş vurmak zorunda kalmıştır. Ancak bu, bazı radikal sloganların tekrar edilmesinin ötesine geçmez. Bu kişiler, bağımsız düşünce, ahlaki dürüstlük ve karşılıklı güven gerektiren gerçek bir mücadeleye muktedir değildirler....

Dışişleri Bakanı’nın “sıranın Irak’ta” olduğu yönündeki açıklaması tepkilere neden oldu. Bakan’ın dediği şu: “Bu işin bir de Irak ayağı var. Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var. İnşallah Irak’ta buradan ders çıkartırlar ve daha akıllı karar alırlar. Oradaki geçiş daha kolay olur.”  Bakan ayrıca PKK’nin sivil organlarının Mahmur’da, askeri unsurlarının Sincar’da (Şengal) komuta unsurlarının ise...

Adalet ve İçişleri bakanları değişti. Öncelikle dikkati çeken, yeni rejimin yargı alanında son yıllardaki özel konumu ve üstün performansıyla öne çıkan İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in Cumhurbaşkanı tarafından Adalet Bakanlığı’na atanması. Demek ki bugüne kadar yaptığı hizmetler “en yüce makam” tarafından takdire şayan görüldü ve ödüllendirildi. Elbette “Marifet iltifata tabidir!”.  Başarının devamı buna bağlıdır. Yani iş...

Bu kulübün üyelerinin birkaç ortak noktası var; süper-zenginler, burjuvalar, iktidar sahipleri, beyazlar ve tabi ki erkekler. Komplocu yorumu yanlışlayacak şekilde, bu şebekeye her dinden, türden insan da giriyor. Fettullahçı olduğu söylenen Fettah Tamimce, otelinde bir Arap şeyhine bu şebekenin hediye ettiği genç kızları servis ediyor. İhlas grubu patronu, bunlardan ricacı oluyor. Listelerde Yahudi ve ultra zengin gördükçe, “işte zaten onlar” diyerek, teoriyi kapatamıyoruz. Palu ailesini, Garipoğullarını, dini cemaatleri, Adnan Oktarlari, yeni doğan çetesini, Maraş Depremleri sonrası çocuklar...

Rejimin, dış politikadaki bu başarısı içeride zaten hiçbir demokrasi ve çözüm vaadinde bulunmadan sürdürdüğü “süreci” (sözde gündemde tutsa bile) fiilen sonlandıracaktır. Rejimin “başarılarının” ortaya çıkartabileceği durum, sadece Kürt halkının ve siyasi hareketinin değil, ülkenin bütün halklarının, bu arada muhalif Türk milliyetçileri ve ulusalcıların da üzerine bir kâbus gibi çökecektir; elbette Kürtlere karşı kazanılacak zaferin coşkusuyla rejim saflarına geçmemeleri halinde!  ...