Ekim Devrimi’nin ve III.Enternasyonal’in başlıca önderlerinden ve Kızıl Ordu’nun kurucusu Lev Troçki, 20 Ağustos 1940’ta sürgünde bulunduğu Meksika’da Stalin’in ajanı Ramon Mercader’in gerçekleştirdiği bir suikastın ardından 21 Ağustos günü hayatını ...

Kategoriler

Ekim Devrimi’nin ve III.Enternasyonal’in başlıca önderlerinden ve Kızıl Ordu’nun kurucusu Lev Troçki, 20 Ağustos 1940’ta sürgünde bulunduğu Meksika’da Stalin’in ajanı Ramon Mercader’in gerçekleştirdiği bir suikastın ardından 21 Ağustos günü hayatını kaybetti…Stalin dönemi Stalinizminin, başka bir deyişle “klasik dönem Stalinizminin” “alamet-i farikası” özellikle sosyalist muhaliflerine yönelik sonu gelmez kanlı terör kampanyaları, siyasi polis marifetiyle tertiplenmiş komplolar ve kitlesel siyasi cinayetlerdir. Bu, “Büyük Terör” veya “Büyük Temizlik” olarak da bilinen ve Leninist -Bolşevik m...

4-18 temmuz  Kuyu Tiplerinde 3 Temmuz’da Deniz Göktaş tutuklandı. Göktaş’ın ters kelepçeyle götürüldüğü hali 5 kez tekrar çekildi ancak sonuçta arkadan bir görüntüsü servis edilebildi. Göktaş “kuyu tipi” hapishanelerden biri olan Çorlu Karatepe Y Tipi kapalı ceza infaz kurumuna gönderildi. 5 Temmuz günü kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle 266 gün açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu...

24 Haziran – 2 Temmuz 2026 24 Haziran günü Deniz Göktaş’ın Ölü Deniz adlı gösterisi Youtube’da yayınlandı. Gösteri hemen ilk günlerde 1 milyon izlenmeye ulaştı. Göktaş’ın videoyu elde edilecek gelirlere kapatmış olması da dikkat çekti. Tamamı politik ve gündeme dair olan gösteri sözü olanların normal halini, olması gerekeni bize tekrar hatırlattı. Göktaş’ın cesaretiyle “aydın” olma...

Yeryüzünde her şey altüst oluyor. “Büyük Bunalım” dönemleri böyledir: Bunalım derinleşip çelişkiler giderek uzlaşmaz bir hâl aldıkça dünya ölçeğinde büyük değişimler, güç kaymaları ve çatışmalar yaşanmaya; bilinen, geçmişte üzerlerinde anlaşmaya varılmış gibi görünen kurallar da geçersiz hâle gelmeye başlar.  Böyle dönemlerde iktisadi, siyasi ve toplumsal alanlarda var olan bütün güçler bu değişimin niteliklerini kavrama ve ardından da  gereklerini yerine getirme göreviyle  karşı karşıya kalırlar....

Belli ki jeopolitik ve jeostrateji olağan bir başlık haline geldi, elinde çubuklarıyla televizyon stüdyolarındaki dev ekranların önünde ahkâm kesenlerin 2000’lerin başındaki muadillerine göre kartvizitleri daha yüksek ve kafalarında ülkelerin etki alan haritaları, yeni Sykes-Picot’lar çiziliyor.Bölge emekçilerinin kendi ortak proleter devrimci jeo-politikalarını geliştirmelerinin zamanı da elbette gelecek....