20 Temmuz 2019 Emperyalizmle mücadele, iç ve dış mihraklar, yasadışı formüller ve Erdoğan’dan sonra hayat! Ortadoğu’yu ve haliyle Türkiye’yi “dizayn etme” amacıyla hazırlanan bir plan-strateji çerçevesinde ABD emperyalizmi tarafından kurdurulduğu ve iktidara getirildiği söylenen bir siyasi...
Bundan tam 111 yıl önce 23 Temmuz 1908’de “İkinci Meşrutiyet” ilan edildi. Bu, bir yığın eksik ve gediği olsa da bir burjuva devrimidir. Büyük umutlarla başlayıp birkaç yıl içinde bir baskı rejimine ve çok boyutlu bir hayal kırıklığına dönüşmesine, tarihsel-toplumsal görevlerini tamamlayam...
Aside from what happened before, what happened after 31 March was a “waste of minds” for Turkey! When AKP lost power, they cancelled the elections in Istanbul on grounds of reason and illogical reasons which almost no one, including themself, believed. The ongoing campaign for a repeat ele...
İktidarın güç kaybının, var olan koşullarda, karşıtlarının işini kolaylaştırmaktan ziyade zorlaştırdığını söyleyebiliriz! Hele ki en önde gelen rakiplerinin bile gücünün epeyce sınırlı olduğunu düşündüğümüzde… Muhaliflerinin fiziki, politik güç ve yeteneklerinin sınırlılığı, gücünü epeydir...
Öncesinde yaşananlar bir yana, 31 Mart’tan sonra yaşananlar Türkiye için dahi “akıllara ziyan” durumlardı! İktidar kaybettiği İstanbul seçimlerini tamamen kanundışı usullerle ve kendisi de dâhil hemen hiç kimsenin inanmadığı akıl ve mantık dışı gerekçelerle iptal ettirdi. Tekrarlanacak seç...
15 Haziran 2019 Suriye sorunu, sol çevrelerde, bazı istisnalar dışında, görünürde herkesin ilgilendiği, ancak gerçekte hiç kimsenin ilgilenmediği bir sorun olarak yaşandı! Dolayısıyla da olayların yatışmasıyla birlikte unutuldu! Sol, yine bazı istisnalar dışında, Suriye sorununu hiçbir zam...
1970 Haziranı’ydı; okul kapanmış, yaz tatili başlamıştı. Orada burada avarelik yapıp denize giriyor ve sabahtan akşama kadar top oynuyorduk. Bir gün yine daha ‘karga bokunu yemeden’ başladığımız üst üste üç maçın ardından mahalleye döndüğümüzde arkadaşlardan biri ‘Oğlum, işçiler Bağdat Cad...
Büyük sermaye sözcüleri iktidara yönelik “demokrasi” çağrılarının ve siyasi eleştirilerinin arasına sık sık “yapısal reform” önerilerini de sıkıştırıyorlar. Her saniyeleri muhasebe kayıtlarına geçen bu adamlar boş yere konuşmazlar; demek ki bir bildikleri var! “Yapısal reform” en genel anl...
İşler “normalmiş” gibi yürütülmeye çalışılsa da herkes, Türkiye için bile “anormal” bir dönemden geçtiğimizin farkında! Demek istediğimiz şu: İktidar ve belli başlı muhalefet güçleri, memlekette bir rejim değişikliği yaşanmış olmasına rağmen, sanki hâlâ eski “demokratik” rejimin kuralları ...
İstanbul BBB seçiminin iptali, beklenenin tersine bir moral bozukluğu ve yılgınlığa değil, tam tersine, coşku ve neşe dolu bir dinamizme ve mücadele isteğine yol açtı. Bunda elbette seçimi kazanan ancak iptal kararıyla mazbatası geri alınan Ekrem İmamoğlu’nun kullandığı “pozitif” dilin öne...
YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini, uzun süre aradıktan sonra bulduğu tuhaf bir gerekçeyle iptal etti. Nedense kimse şaşırmadı! Oysa sonu gelmez itiraz ve sayımlarla geçen 36 gün boyunca insanların zaman zaman belli belirsiz bir umuda kapıldıkları bile olmuştu! Çünkü ...
RTE, “demiri soğutmaktan” söz ediyor. Oysa herkes demirin adeta bir kor haline gelmesinin baş sorumlusunun Cumhurbaşkanı’nın kendisi olduğunu biliyor. Tabii her seçim sonrasında olduğu gibi, açık veya gizli bir yumuşama umudu beslemeye çalışan iyimserler bile malum nedenlerden dolayı son d...
RTE bir tarihte “İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır” demişti. O zamanlar kaybetme ihtimalini aklından geçirmiş miydi bilemeyiz ama bu söz aslında “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder anlamına gelmekteydi! Öyle ya İstanbul AKP iktidarının doğum yeri, çıkış noktası, gerçek başkenti, m...
Saray rejiminin geldiği noktada, bir kez daha, ancak bu defa “çok daha ciddi” biçimde tartışılan “demokrasi” sorunumuzun “köklü geçmişinde” yer alan bazı örneklere değinmeden olmaz. “Demokrasi tarihimizde” Demokrat Parti Meclis grubu tarafından yasalaştırılan 18 Nisan 1960 tarihli Tahkikat...
Aylardan Nisan; yani “devletimizin” hemen her sene yaşadığı ve haliyle milletimize de mal olmuş bir “milli endişenin” depreştiği, ardından da gelecek nisana kadar unutulup gittiği bir zaman dilimi. Devletlularımızın deyişiyle “sözde Ermeni soykırımı”nın yıldönümünden söz ettiğimizi hemen a...
Yeni rejim, kuruluş özellikleri nedeniyle çok erken bir “sonbahar” yaşıyor! Bunun birinci nedeni kuruluşunun, uzun süredir iktidarda olan bir gücün iyice çürüdüğü ve bütün foyalarının ortaya çıktığı bir döneme denk gelmesi. Hep söylediğimiz üzere, diktatörlükler “meşruiyetlerini” ve “tarih...
Sağcı siyasetçilerin işleri yolunda gitmediğinde ezan, bayrak vb. üzerinden siyaset yapmaları bir gelenektir. Bu şüphesiz bir demagoji-kışkırtma siyasetidir ve elbette çok tehlikelidir. Ancak sorun sonu nereye varacağı bilinmeyen tehlikeli sözlerin bir takım siyasetçilerin ağzından çıkması...
Kabul etmek gerekir ki “28 Şubat” büyük bir “askeri dehanın” eseridir! Dahi komutanlarımız, daha sonra da pek çok örneğini göreceğimiz gibi, siyasal İslam’ın önünü kesip onu ülkenin siyasi hayatından silmeye veya çok uzun bir süre ayağa kalkamayacak hale getirmeye çalışırlarken bugünkü mal...
Yeni rejim, gerçekte tükenen iktidarların gösterdiği bütün davranışları sergiliyor. Söyleyecek düzgün, anlamlı, olumlu bir şeyleri kalmadı; dışlarındaki herkese ve her şeye sürekli küfür ve hakaret etmeleri, her konuda yalan söylemeleri bu yüzden. Vaat ettikleri ise, bütün gücü ellerinde t...
Durum kötü; tuttukları her şey ellerinde kalmaya başladı. İşler sarpa sarıyor ve Saray rejimi giderek MHP’ye “muhtaç” hale geliyor. MHP’li bir milletvekili, “Ortak kötü durumda!” demiş! “Cumhur İttifakı” bir ara AKP eliyle “Kimselere muhtaç değiliz, çok şükür!” havasında bozulur gibi olduy...




















